Hel Ne Tanrıçası? Kuzeyin Karanlık Tanrıçasının Edebî ve Tarihsel İzleri Kuzey mitolojisinin sisli dünyasında, Hel adı hem korku hem de merak uyandırır. Hel, İskandinav inanç sisteminde ölümün hükümranı, gölgelerin kraliçesi, soğuk bir krallığın sessiz sahibidir. Ancak bu figür, yalnızca bir “ölüm tanrıçası” olarak değil; aynı zamanda yaşamın sonundaki anlamın sembolü olarak da karşımıza çıkar. Onu anlamak, yalnızca bir mitolojik karakteri çözmek değil, aynı zamanda insanın ölümle ilişkisini okumaktır. Hel’in Kökeni: Mitolojide Bir Ayrılığın Çocuğu Hel’in kökeni İskandinav mitolojisinin merkez metinlerinden biri olan Prose Edda ve Poetic Edda’da yer alır. Bu metinlerde Hel, Loki (kurnazlık ve kaos tanrısı) ile dev kadın…
12 YorumEtiket: bir
Patolojik Kalsifikasyon Ne Demek? Bir Taşlaşma Hikayesi Bazı hikâyeler tıp kitaplarından değil, insanın kalbinden çıkar. Bu yazıda size bir laboratuvar raporundan değil, bir hayat hikâyesinden bahsedeceğim. Çünkü “patolojik kalsifikasyon” yalnızca hücrelerin taşlaşması değildir; bazen duyguların, bazen geçmişin, bazen de inatla iyileşmeye çalışan bir kalbin hikâyesidir. Bir Hikâyenin Başlangıcı: Elif ve Cem Elif bir hemşireydi. Empatik, sabırlı, her hastasına bir kardeş sıcaklığıyla yaklaşan bir kadındı. Cem ise bir biyomedikal mühendisi; planlı, analitik, her soruna bir çözüm tablosu çıkaran türden biri. İkisi bir hastanenin yoğun bakımında tanıştı — bir hastanın dosyası üzerine tartışırlarken. Elif, “Bazen verilerden çok, gözlerin ne söylediğine bakmak gerekir,”…
10 YorumMaliye Mezunu Denetçi Olabilir mi? Hayallerin ve Gerçeğin Kesiştiği Yol Bazı sorular vardır, sadece aklımızı değil kalbimizi de meşgul eder. “Maliye mezunu denetçi olabilir mi?” diye sormuştu Elif, gözlerinde hem umut hem de endişe parıltısı vardı. Belki de bu soru, yalnızca bir meslek seçimiyle ilgili değildi; bir kimlik arayışının, bir inanç yolculuğunun başlangıcıydı. Bir Kafede Başlayan Hikâye Soğuk bir kış sabahıydı. Üniversite yıllarından beri görüşmeyen Elif ve Murat, bir kafede buluşmuşlardı. Elif, Maliye bölümünden yeni mezun olmuştu; Murat ise uzun süredir özel bir şirkette denetçi olarak çalışıyordu. Kahveler masaya geldiğinde, Elif’in sesi titredi: “Murat, sence ben de denetçi olabilir miyim?”…
16 YorumGün Doğrusu Ne Demek? Toplumsal Yapılar Üzerine Sosyolojik Bir Okuma Bir sosyolog olarak beni en çok etkileyen şey, bireylerin gündelik kelimelerle bile toplumsal düzeni nasıl yeniden ürettiğidir. “Gün doğrusu” ifadesi de bunlardan biridir. İlk bakışta sadece sabahın ilk ışıklarını çağrıştırsa da, bu kelimenin içinde kültürel anlamlar, toplumsal roller ve değer yargılarının derin bir ağı vardır. Çünkü her toplum, kendi doğruluğunu “günün doğuşu”yla değil, insan ilişkilerinde kurduğu dengeyle tanımlar. “Gün doğrusu ne demek?” sorusunu sormak, aslında “Bir toplum neye doğru der?” sorusunu da sormaktır. — Toplumsal Normların Gölgesinde: Doğruluk ve Uyum Toplumlar, bireylerin davranışlarını yönlendiren normatif sistemler üzerine kuruludur. “Gün doğrusu”…
14 YorumGümüş Böceği Yatağa Çıkar mı? Güç, Mekân ve Görünmez İktidarın Siyaseti Bir siyaset bilimci olarak bazen en büyük iktidar sorularının, en küçük varlıklarda saklı olduğuna inanırım. “Gümüş böceği yatağa çıkar mı?” sorusu da ilk bakışta biyolojik bir merak gibi görünür; ama derininde güç ilişkileri, iktidarın görünmez yüzü ve toplumsal düzenin mikro yapısı yatmaktadır. Çünkü hiçbir canlı, hiçbir davranış, toplumsal ilişkilerden bağımsız değildir. Tıpkı insanın kamusal ve özel alanı nasıl ayırdığı gibi, gümüş böceği de kendi mekân siyasetini kurar. Yatak: İktidarın En Özel Mekânı Yatak, yalnızca bir dinlenme alanı değil; aynı zamanda iktidarın en mahrem biçimidir. Siyaset bilimi açısından bakıldığında, yatak…
10 YorumGümrük Memuru Ne Okur? Felsefi Bir Bakış Açısı Gümrük memuru ne okur? Bu soru, bir meslek grubu üzerine düşünmekten çok, insanların bilgi edinme ve insanlık durumunu anlama biçimleriyle ilgili daha derin soruları gündeme getirir. Felsefi açıdan bakıldığında, “ne okumalıyız?” sorusu, aslında “ne biliyoruz?” ve “gerçek nedir?” sorularıyla kesişir. Gümrük memurlarının, ticaretin, gümrük prosedürlerinin ve dünya ekonomisinin dinamikleriyle yakından ilgilenen bireyler olduklarını göz önünde bulundurarak, ne okuduklarını anlamaya çalışmak, sadece pratik bir sorudan öte, ontolojik ve epistemolojik bir sorgulama yapmamıza olanak tanır. Epistemoloji: Bilgiye Giden Yol Epistemoloji, bilginin doğası ve sınırlarıyla ilgilenen felsefe dalıdır. Gümrük memurunun okuduğu kitaplar, dergiler, raporlar, hatta…
16 YorumKimi kelimeler, sahnenin tozunu hâlâ üstünde taşır. “Kanto söylemek” tam da böyle bir ifade: Yalnızca bir şarkı söyleme biçimi değil; jestin, mim’in, iğneleyici zekânın ve toplumsal taşlamanın sahnedeki patlaması. Ve evet, bu ifade üzerine konuşurken artık cesur olmanın vakti geldi: Kanto söylemek basit bir “eski zaman eğlencesi” değildir; bugünün yüzeysel şov kültürüne de aynadır. Peki gerçekten neyi konuşuyoruz, neyi ıskalıyoruz? Bu yazı, “kanto söylemek” ifadesini yalnızca sözlükteki tanımına indirgemeyi reddeder; sahne dili, toplumsal hafıza, mizahın etiği ve güncel popüler kültürdeki sulandırma pratikleri üzerinden eleştirel bir okuma yapar. Kanto söylemek ne demek? Tanımdan öte, sahnede kurulan bir evren Kanto söylemek ne…
11 YorumToplumsal Dokunun İzinde Bir Araştırmacı: “Özekdoku” Üzerine Düşünceler Toplumları anlamak bazen istatistiklerle, bazen hikâyelerle, bazen de kelimelerle mümkündür. Bir sosyolog olarak günlük yaşamda karşımıza çıkan sıradan kelimelerin bile, toplumsal yapının derinlerine dair ipuçları taşıdığını fark ederiz. “Özekdoku” kelimesi bunlardan biridir. Bulmacalarda kısa ve net bir yanıt gibi görünür: “Bir dokunun beslenmesini sağlayan iç tabaka.” Ancak bu tanım, toplumsal yaşamın metaforik bir yansımasını da içinde barındırır. Peki, “Özekdoku nedir bulmaca?” sorusu yalnızca biyolojik bir tanımı mı, yoksa toplumun iç yapısına dair gizli bir sosyolojik anlamı mı taşır? Toplumsal Özek: Görünmeyen Bağların Dokusu Her toplumun bir “özekdokusu” vardır — bireyleri birbirine bağlayan,…
12 YorumGerçeklik Ne Demek? Mantık Üzerine Felsefi Bir İnceleme Gerçeklik nedir? Bunu sorduğumuzda, kelimeler, anlamlar ve düşünceler arasında kaybolan bir soruyla karşı karşıya kalıyoruz. Filozofların tarih boyunca en çok sorguladığı kavramlardan biri olan “gerçeklik”, hem günlük yaşamda hem de derin felsefi tartışmalarda farklı boyutlarda ele alınmıştır. Eğer bir filozof bakış açısıyla bu soruyu soruyorsak, yanıtın yüzeysel olamayacağı ortadadır. Gerçekliğin doğasını, insanın algılama biçiminden, evrenin varlıklarına kadar uzanan çok yönlü bir perspektifle ele almak gerekecektir. Felsefe, gerçekliğe dair pek çok görüşü içeren bir düşünsel alan sunar. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi alt başlıklar, gerçekliğin farklı yönlerini tartışmamıza olanak sağlar. Peki, gerçeklik sadece…
8 YorumGerilim Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Kısa Bir Tanım Giriş: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimcinin Bakışı Siyaset bilimi, toplumdaki güç ilişkilerini, toplumsal düzeni ve bireylerin bu yapılar içindeki rolünü inceler. Gerilim, her toplumsal yapının temel bir unsuru olarak karşımıza çıkar. Bir siyaset bilimci olarak, toplumda gerilimlerin yalnızca bireysel ve duygusal bir durum olmadığını, bunun çok daha derin güç ilişkileri, iktidar mücadelesi ve ideolojik çatışmalarla iç içe geçtiğini söylemek mümkündür. Gerilim, toplumun yapısal çelişkilerinin, bireylerin ve grupların çıkarlarının çarpışmasının bir yansımasıdır. Gerilim, yalnızca bir “gerilim filmi” veya “psikolojik gerilim” türü olarak tanımlanamaz; aynı zamanda siyasi bir terim olarak…
16 Yorum